mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2008 Salı

mutluluk bulutları

hayatımda birsürü güzel gelişme oldu bu aralar.talih,şans,mutluluk.. dedikleri benim sokağımda sağolsunlar.volta atıp duruyolar habire :) ve ben onca uzun zamandan sonra nerden başlıcağımı bilmiorum doğrusu.sondan başlamak en güzeli galiba...

öncelikle sevgilimle bizi sonsuza dek bağlayan mutluluk halkalarımızı takmış bulunmaktayız.biz 05,01,2008 itibariyle artık yüzük parmakları dolu bir çiftiz.2008 yılına bomba gibi bir giriş yaptık ki zaten 2007 de bizim için şahaneydi çok şükür.

cuma akşamından başlayan hazırlıklarımızı takiben cumartesi akşamı sevgilimin eniştesi tarafından kesildi sözümüz.çok güzel ve mutlu bi akşamdı.söz çiçeğim olarak 20 tanesi beyaz 21 tanesi kırmızı (nazar değmesin diye toplamı 41e denk gelio) güllerle yine onlara eşlik eden kırmızı beyaz ambalajlı çok şık bir çukulata arajmanımla geldiler evimize.daha önceden tanışmışlığın verdiği rahatlıkla önce güzelce sohbet edildi ve sonrasında isteme olayına geçildi.annem anne olmanın haleti ruhiyesiyle 3-5 damla gözyaşı döktü ve kızlarını verdiler gitti:)

sonrasında yaptığımız çeşitli yiyeceklerle ağırladık misafirlerimizi.






kayınvalidem 5 ay önce vefat eden kayınpederimin zamanında kendisine nişan olarak taktığı çok şık antika tarzı bir bilekliği hediye etti.böylece benimde her baktığımda ruhunu şad edebileceğim ve sanki kayınpederim tarafından takılmış gibi hissettiğim bir hediyem oldu.Allah rahmet eylesin...
onun öncesinde yılbaşı vardı ki bu sevgilimle geçirdiğimiz ikinci yılbaşımızdı.yalnız bu sefer baya bi fiyaskoydu bizim için.öncelikle akşam için hiç bi organizasyona dahil olamadık.sevgilimin arkadaşları sibel can'a gitmek için bizide davet ettiler ama sibel can'a karşı hiç bi sempati beslemediğimiz gibi gidilecek mekandanda hazzetmeyince vazgeçtik.başka hiçbiryerede rezervasyon yaptırmadık çünkü canımız abuk subuk eğlencelere eşsiz dostsuz katılmak istemiodu.bizde düşündükki iş çıkışı beraber yemeğe gideriz, ordanda bir yılbaşı gecesi ilki olarak sinemaya,ordanda bişiler içmek için başka bi yere.fakat bukadarmı aksi gider bi iş.

önce taksi bulamadık.bindiğimiz taksi dediki abi karşı yoldan binin.karşıya geçtik bu seferde o şöför bizi karşıya yolladı.meğer ilk şöför bizi yanlış yönlendirmiş.sonrasında başka bi taksi bulmak çok zor oldu bizim için bulduğumuzdada baya bi donmuştuk.ama olucağa bakın. bi hevesle biz geldik akmerkeze aman allahım o da ne? akmerkez kapanmış ve burdada sinema yok.dahası sokakta kaldık ve karnımız iyiden iyiye acıkmaya başladı.napalım napalım derken en iyisi dedik mecidiyeköye gidelim ve karnımızı doyuralım. bu arada etilerde her yer rezerve edilmiş.mecidiyeköyde bi de baktıkki çok şükür cevahir açık ama saat 9 civarı.mağazaların tümü kapalı sadece bazı yemek yenen yerler açık.oturduk ayaküstü çok kötü yicekler yedik.çoğu bi sonraki güne bırakılıcak yemeklerdi bunlar.neyse doyduktan sonra çıkıp nişantaşına gittik.ve nişantaşı ahalisinini gördük.bu sene taksim iptaldi, kalabalık nişantaşındaydı.
farkettikki insan yılbaşlarında illede kalabalık istio.çünkü biz nereye gitsek heryer kapalıydı ve sokaklar bomboştu.milli reosürans çarşısının içindeki bazı yerlere baktık ama alkol almakda istemediğimizden dolayı kendimize bi kuytu bulup altımızada benim ekstradan yanımda getirdiğim şalımızı resip oturduk bi süre ve sohbet ettik.birbirimizi nekadar sevdiğimizi fısıldadık bol bol.sonarada daha fazla dayanamayıp saat 10,30 da eve gitmek üzere yola çıktık.yapılıcak en güzel şeyde buydu zaten.sıcacık evlerimizde oturmak ve sevdiklerimizle kaynaşmak.yılbaşınada bi dolmuşta radyosundan yayınlanan bir vaaz eşliğinde girdik:)

farklı bi yılbaşıyıdı sevgilim beni eve bıraktıktan sonra annem ve arakadaşlarıyla gece yarısına kadar lafladık.ve bi sonraki yılbaşını asla dışarda diil kendi evimizde geçiriceğimize söz verdik.


kendi evimiz diyince.efendim biz yılbaşından önceki cumartesi günü internetten beğendiğimiz evlerin çıktılarını alarak ev bakmaya gittik.elimizde 7 adet yeni yapılan bina projeleri vardı.kriterlerimiz belli.illaki site içerisinde olucak depreme dayanıklı olucak güvenliği ve sosyal faaliyet alanı olucak fln filan.ve bu kriterlerle internette en çok beğendiğimiz evi görmeye gittik kayınvalidem ve eniştesinide yanımıza alarak.öncelikle örnek daireyi gördükki zaten bu noktada çok beğendik.proje sahibi hiçbir masraftan kaçınmamış sağolsun.herşeyin en kalitesini ithal ederek yapmış projeye ait tüm ayrıntıları.tüm sosyal imkanları olana açık kapalı komplesklere sahip bu evi görünce resmen dibimiz düştü.kayınvalidem ısrarla beğenip beğenmediğimizi sordu kendiside çok beğendiği için satıcıyla ciddi bi pazarlığa girişti.tahmin edilebiliceği gibi evin fiyatı pahalı ama daha önemlisi yılbaşından sonra %40 zamlanıcak diye apar topar kıyasıya bi pazarlık sonucu evimize sahip olduk.sevgili kayınvalidem bize burayı düğün hediyesi olarak satın aldı ve bizim gibi evliliğe hazırlanan çiftelerin kabusu olan ev ev gezme talşından bizi kurtarmış oldu.üstelik ayılıp bayıldığımız bi yer olmasıda cabası.çok ama çok mulutuyz bu yüzden.



Sunrise Residence...yuvamız bir tıklık uzaklıkta.görmemişin evi olmuş habire bakadurmuş.sıkıldıkta bakıorum nereye ne eşya koyucağımı kararlaştırıorum.napıyım çok mutluyum ama:)


okadar güzelki hayatım bu ara .öte yandanda korkmuo diilim hani başıma kötü bişiler gelicek die.hiç olmadı ödüm patlıo nazar değicek die.Allah korusun tabii ama uzunca bi süre hazmetmekte zorlandık mutluluğumuzu.özellikle şu ev işi okadar ani olduki bi süre kabul edemedik evimiz olduğunu hemde istediğimiz evin artık bizim olduğunu.


yalnız evimizin bize teslimatı mayıs 2008.hatta aslında ağustos fakat müteahhit hırs yaptığı için mayısta kokteylli bi açılışla teslimat yapıcağını taahhüt edio.şayet mayısta teslim edlirise ki bu dao ayın sonu demek oluo.bizim evi döşememiz,nikah için gün almamız ki yaza denk geldiği için heryer çok dolu olucak, ağustos gibi yapsak herkes tatilde olucağı için yine olmuo , e ramzan bu sene eylülde başlıo ramazanda olmaz sonrasındada bayram var fln derken sanırım çok büyük ihtimalle evliliğimiz ekim ayı başına kalıcak.benim için çok mühim olmasada sevgilim için bir sorun.haklı olarak herşeyimiz hazırken bi an önce hayatımıza başlayalım evlenelim istio.ama şimdilik durumlar bu tarihi gösterio.bakalım...
umarım herkes benim gibi çok ama çok mutludur...
güzel günler....



25 Aralık 2007 Salı

bayramdan kalma

nekadar uzun zaman oldu yine yazmayalı.bu kadar ara verince insan nerden başlıcağını bilemio ve tüm olanlar güncelliğini yitirio.
çok mutlu bi bayram geçirdim açıkcası.hemde gribal halime rağmen.ne olucam ne olmucam haliydi benmkisi.ölecene arada kaldım.günlerce hapşurdum ama kırıklığım olmadı.burnum aktı arada bir ama hepsi bukadardı işte.aradan zaman geçti ama durumum hala aynı.bunada şükür diyelim.
arefe günü çalışmıyo oluşumuzun verdiği sevinçle yapmam gereken bazı işleri rahat rahat yapabildim.bayram hazırlıklarıyla geçti zaten tüm gün.
ertesi sabah erkenden kalkıp kurban kesimi için ananemlere geçtik.çok ortaklı bi kesim olucağı için ananemlerin bahçesinde kesilicekti kasaplar tarafından.ama kurbanı aldığımız yer aşırı kalabalık olunca ve trafikte sıkışınca kesim işimiz baya bi uzadı.yaklaşık 3 saat boyunca bahçede beklettiğimiz kasabımız daha fazla dayanamayarak hiçbişey söylemeden bizi terketti.televizyonlarda hep görürüz ki gördükte milletin danası, kuzusu kaçar bizim kasap kaçtı:)
kurbanımız bahçemize teşrif ettiğinde oldukça geç olmuştu.bayramlarda deli gibi para kazanma zamanları geldiği için kasap bulmak zorlaşıo elbette.bizde bi kasap bulduk ama tam 4 saat sonra geldi.bize trafik sıkışık fln diyip durdu ama sonradan öğrendikki bize gelene kadar tam 4 kurban kesmiş:)
kesim ve paylaşım işlerinden sonra evlere dağıldık.kısa bayram ziyaretlerimiz oldu o gün.yorgun biçimde bitirdik günümüzü.
ertesi gün yani ikinci günü sevgilimi kahvaltıya davet etmiştim, o geldi.kahvaltı saatimiz 12yi geçince biraz brunch gibi bişi olduysada çok şahaneydi.ailece güzel bi masada yaptık kahvaltımızı.muhabbetimize güzel kahvelerimizle, çukulatalarımız eşlik etti.damadımız evimize neşe verdi:)benim sevgili eşim...
sonrasında o güne tayin ettiğimiz benim tarafımdaki akrabalarımıza ziyarete gittik.önce teyzemler sonrasında kankamın evine ve en sonda akşam yemeği için abimlere geçtik.sevimli bi gündü açıkcası.güzel oluomuş böle damat gezdirme işleri:)
ertesi günde iade-i ziyaret yapmak icap ediodu elbette.bu seferde sevgilimin akrabalarıyla bayramlaşmaya gittik.2 teyzesi var sevgilimin.ikisinide ziyarete gittik.annesi ananesşnin yanına eskişehire gitmişti dolayısıyla onu göremedik ama ben bayramın birinci günü arayıp hem müstakbel kayınvalidemle hemde ananeyle bayramlaştık.cıvıl cıvıl bi konuşma oldu ki ananesi bayılmış bana.kayınvalidem giderken sevgilimden aldığı resimleride götürmüş ananecim bakıp bakıp sevmiş beni:)sağolsun .onlar öyle, teyzeleri ayrı zarif ve sevgi dolu insanlar.beni içlerine sokucaklar yani o denli bi sevgi halleri vardı.büyük teyzesi şal örmüş bana.ne zarif bi davranış.emek sarf etmiş ve çokda güzel olmuş.paltomun içindeki siyah şalı çıkarıp çantama koydum ve onunkini taktım kapıdan çıkarken.öyle memnun olduki,bende çok sevindim memnuniyetine.küçük teyzesi ve aileside ayrı ciciydiler.okadar güzel ağırlandım okadar iltifata maruz kaldımki zaten her ikiside sağolsun evlatları yerine koyup annecim die hitap ettiler bana.sağolsunlar çok sevdim her ikisinide.
vee bayramın son günü.evde oturarak dinlenebildiğim bişeyler okuyup odamı düzenleyebildiğim dahası sadece kendime vakit ayırabildiğim ama buna rağmen hala sevmemeye devam ettiğim bi gündü.pazarrrrr.
böyle geçti gitti işte koskoca 5 gün.az diil yani ama nasıl geçti orası meçhul.zaten hep bi koşturmaca var hayatımızda hep biyerlere yetişme telaşı.öyle bi çarkki bu bu telaşlardan bilinçsizce soyutlandığı an insan ne yapıcağını bilemio.okadar işlemiş içimize hep bi telaş içinde olma olgusu.
vee zaman geçio gidio son hızıyla.kaçırdığımız trenlere bakarken yaşadığımız kısacık hüzün anları gibi hissettiklerimiz.daha dün nerdeydim şimdi nerde die düşünürken bile okadar hızla geçioki zaman insan aldırış etmio bi vakit sonra.
geçen sene bu zamanlarda sevgilimle tanışalı henüz 3ay olmuştu.beni aşkıyla doldurmaya başlayalı sadece 3 ay.oysa şimdi bu cümleyi kurararken diorumki 15 ay olmuş.halbuki dün gibi hatırlıorum heycanı mutluluğu hala içimde o günlerin.dün akşam onunlada konuştuk tüm bunları.bizim sevgimizin nabzı hep yüksekti hep tavandaydı çok şükür.ama elbette kendi kendine olmadı tüm bunlar.sevgilimin emeği büyük ilşkimizde.ben yapı itibariyle biraz daha sinirliyim ve çokda eyvallahım yoktur herşeye.ama o beni hep dengede tuttu.olgunluğuyla, bilgisiyle, sevgisiyle yoğurdu ilşkimizi.ve bugünlere geldik işte.liseli aşıklar gibi olmak ne hoş bi bilseniz.küçücük bi busenin verdiği sevinç,birbirimizi gördüğümüzde parlayan gözlerimiz,ışıldayan ruhumuz...herşey o denli güzel ve yolundaki insan ister istemez ewt dio biz birbirimizin layığıyız,biz birbirimize göreyiz hatta birbirimiz için yaratılmışız...biliorum bisürü insan bunu diyerek başlıo güzel şeylere ama nerde noluyosa artık, nerde teller gevşiosa bişiler ters gidio ve ilişkiler başkalaşıo ve o birbirini çok seven iki insan birer yabancı oluverio.
elbette bu da iki kişilik.yaparkende yıkarkende başrolde hep iki kişi var ilişkilerde.hep karşındakinden beklememek,dürüst olmak herşeye rağmen onu sevmek,küçük sorunları büyütmekten vazgeçmek ve özverili olmak...umarım o olmayı istemediğim insanlaran biri olmam ve ilişkimiz, sevgimiz ve adım attığımız bu yol bizi daima mutluluğa götürür.
cumartesi sipariş ettiğimiz yüzüklerimizi almaya gidicez ve haftayada sözümüz olucak.bu pazar günüde araştırma yaptığımız evleri görmeye gidicez.yuvamızı bulmaya yani:)

bu arada kurban bayramıyla alakalı çok fazla tepki gösteren insanların yazılarını okudum internette ara ara.islam dinine mensup olanların neden kurban bayramında kurban kestiklerine dair sorgusuz sualsiz bilgileri vardır elbette ama sanırım olmayanların bilgisi olmadığı gibi saygısıda yok.neden bu bayramda kurban kesildiği hakkında bir gıdım bile bilgileri yok.dahası olayı iyice ajite edip canilikle suçlayanlarda var ve hatta allahın verdiği canı allah alır diyerek canlıların yaşamasını savunanlarda.kurban kesmenin dinimizde zaten Allah kelamı olduğunun sanırım bilincinde değiller,olmalarınıda beklemiyorum.
öte taraftan biliniyorki bu insanlar akşam yemeklerinde yada gittikleri lokantalarda hatta fast food satan tüm restorantlarda sanki yedikleri şey bi hayvanın eti diilmiş gibi rahatlıkla midelerine götürüolar.vejeteryan olanları bu konuda anlamak kolay ama hem et yiyipte hem kurban kesenleri canilikle suçlamak oldukça çelişkili.elbetteki usulsüzce kesmeye çalışanları kınamak gerek ama diğerlerine laf söylemek ve bunu iğrenç ve kötü bişeymiş gibi yorumlamak ve hatta lanse etmek bence yanlış.et geçmiştede gelecektede en kıymetli ve pahalı yiyecektir ve böylede olucaktır.kurban bayramının asıl amacı kesilen eti maddi durumu elvermediği için yiyemeyenlerle bu vesileyle paylaşmaktır.avrupanın nasıl çok saçma görünen bazı adetleri ananeleri ve dinen yaptırımları varsa buda ondan farklı bişey değildir.onların adetlerini avrupalıdır ne yapsa iyidir etiketi altında övüp kendi memleketinin adetlerini yeren, kınayan insanları anlamakta zorlanıorum açıkcası.ben nasıl başkalarının dinlerine hatta bir hayvana iman edilen (hinduizm) dinlere bile saygı gösteriosam başkalarıda lütfen benim dinime ve gerektirdiklerine saygı duysun.ve sırf fevrilik, sivrilik yapmak, farklı olmak için avrupalı! gibi davranmaya çalışmasın lütfen.biraz saygı diliyorum en azından başkalarınınkine saygı gösterdiğim kadar...
iyi haftalar