sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2008 Salı

kış



karlı bi kış sabahına uyanmanın tadı başka galiba.uykudan uyanır uyanmaz gözlerini beyaza çevirmek...her gün karşılaştığın bir manzaradan çıkıp yepyenisine girmek...otobüsün buhar olmuş camına başını dayayıp simple red dinlemek herkesten habersiz...bakmak uzağa,dalmak derinlere... ve anımsamak küçüklüğümün tüm karla dolu kışlarını...



böyle günlerde genelde okulda hep sabahçı olduğum için erkenden kalktığımda karşılaştığım manzarayla birlikte hemen televizyonu açar sabah haberlerini dinlerdim büyük bir merakla.herşey gibi çoculuğumun kışlarıda daha çetindi daha sertti ve bol karlıydı.okulların iptal olma olasığı bir hayli fazlaydı dolayısıyla.


okul yakamı aheste aheste takmaya çabalarken bir yandanda tv nin karşısında bekleyerek spikerin bir an önce güzel haberi vermesini beklerdim.nitekim hiçte beklentimin boşa çıktığını hatırlamıorum.nezaman bi dolu kar yağsa hiç şaşmadı, hep tatil edildi okullar.


bugün işe çok zorlanarak, yarı uykulu ve biraz kardan dolayı nemlenmiş bi şekilde gelmeye çalışırken keşke bugün tatil olsa dedim içimden ki geçen sene kendi kendime tatil ilan etmişliğimde var yani yine böle bi kış gününde.


komik olmuştu hiç inandırıcı diildi çünkü evi üsküdarda olan bi arakadaş vardı o bile işe gelebilmişken evi işe çok yakın olan ben nasıl gelemedim hayret yani:)


insan bazen önemsemio hiçbişeyi.sıcacık yatağından kalkıp buz gibi yollara dökülmek herzaman çok kolay olmuo doğrusu.


şu an işteyim ve işyerleri kardan dolayı pek nadiren tatil olur.o yüzden çalışmaya devam.


dün kankime gittim yemeğe ve onlarda kaldım dolayısıyla.ömür plazadaki Teknosa ya gittim
sevgilimle resimlerimizi bastırttım hediye olarak sevgililer günü için. ordan karşıya geçip istikametime doğru minibüs beklemeye başladım.ne gelen var ne giden.baya bi bekledikten sonra nihayet birine sormaya karar verdim.meğer bakırköyden topkapıya yada avcılar istikametinden topkapı tarafına tüm minibüsler kaldırılmış.artık otobüs,tramvay ve metrobüs kullanılıcakmış.bende bunu öğrenince otobüsle geçtim gidiceğim yere.ama minibüslerin kaldırılmasındanmıdır bilmem e5 baya bi rahattı ona keza Tem de bi okadar kalabalık görünüodu uzaktan.

bastırdığım resim boyutları 13*18 olduğu için uygun bir albüm bulamadım.teknosa daki adam eski usul yapıştırma olan büyük albümleri kullanabiliceğimi söyledi.hemen hatırladım.geçen sene kuzenime etnik bi albüm almıştım yılbaşı hediyesi olarak.büyük kocaman bişi.taksime o saatte gidemiyeceğim ve sevgililer gününede az kaldığı için ona telefon açıp durumumu anlattım kullanıp kullanmadığınıda sorduktan sonra yüzsüzce geçen sene aldığım hediyeyi ondan bu sene geri aldım:) tabii aynısını almak kaydıyla.

bu işte hallolmuş oldu böylece.teknosanın resim baskıları çok güzel ama ömür plazadaki çalışanların bazıları pek bi havalı ve ukalalar.bişi soruosun gereksiz açıklama ve öğretici bir ses tonuyla anlatıo.biliorum biliorum desende aklınca sen ne bilirsin gibi lerinden bakıo.halbuki biliorum ama ona anlatıcak mecalim yoktu doğrusu.onun dışında süper baskıları var hakkaten.

kayınvalidem sağolsun geçtiğimiz haftasonu bana sevgilimin deyimiyle bir ısınma paketi hazırlamış hediye olarak.içinde insanı sıcak tutan edevatlar var.şal,panço,çetik.onlardan biride üste geçmeli şal tipi bişey,şu an üstümde.baya sıcak tutuo.zamanın birinde işyerinde üşüdüğümü söylemiştimde o da sağolsun böle bi paket hazırlayıp kızı üşümesin diye yollayıvermiş.ne ince bi düşünce...

sabah geç gelmemin etkisiyle ve zeynebinde öğlen gelicek olması sebebiyle biraz yoğundum.bi yandan çayımı içip bi yandan eyüpten aldığım balat simidimi yiyorum.

balat simidi öle her yerin simidine benzemez.ben şahidim, kadınlar camda beklio bu amcayı ve bir kaç sokakta nihayete erio tüm simitler.o kadar dolu dolu ve gevreklerki.günümüzdeki simitçi dükkanlarında satılanlara hiç benzemio.içleri boş diil bikere dolu dolu.ve bi tane yediğinizde tıka basa doyuruo insanı.fiyatıda 50 kuruş.hem lezzetli, hem doyurucu, hemde ucuz.nezaman eyübe gitsem mutlaka balattan gelen o simitçiye uğrar alırım 2 adet:)şimdi onlardan birini çayımla birlikte yiyorum.

8 Şubat 2008 Cuma

aaa millet çıldırmış yaa.sevgililer günü için dayatılan fiyatları duyunca çıldırmamak işten bile diil.sewgilim o gün için rezervasyona çalışırken nekadarmış diye sordum şans eseri.360 ın verdiği fiyat kişi başı 200 ytl, LEB-İ DERYA RICHMOND 120, FERİYE RESTAURANT ise 170.bu insanlar ne kadar iyi biliolar para kazanmayı böle.hayır benim sevgilimde bu adamların zihniyetlerine kanmış hangisine yaptırıyım die fikrimi soruo.

burdan söylüorum.hiçbirineeee....

neyseki vazgeçirdim sevgilimi bu işten.biz o gün buluşucaz normal günlerimizdeki gibi.hediyelerimizi verip yemeğimizi yicez yine herzamanki gibi.eğer biraz şanslıysak gittiğimiz restaurantta sevgililer günü diye ekstradan ikramları varsa onuda yicez.hepsi bu...

bu arada sanırım o bana ya bir cep telefonu yada bir fotoğraf makinesi aldı.bende ona deri bir evrak çantası aldım, istediğinden.

şimdi düşünüorumda geçen sene 360 da kutlamıştık o günü.ama tam o gün şehir dışında olduğu için bikaç gün sonraya saklamıştık bu kutlamayı.yemek,ikramlar ve sonrasındaki gece klubü esnasında içilen alkolde dahil normal standartlarda ödemişti sevgilim hesabı.oysa şimdi kişi başına gelio o ödediğimiz para...

piyasayı hareketlendirmenin yollarından biri zaten bu tip günler ,bayramlar,yılbaşı,doğumgünleri,davetler,partiler,sevgililer günü....off al al nereye kadar.oysa benim harcamalarımı kısıp kendi evimiz için eşyalar almam gerek.herşeyi aileden beklemek olmaz diğmi.benimde biraz katkım olmalı.en azından habire kıyafet, ayakkabı ve gereksiz kozmetiklere para vericeğime biraz daha tutumlu olup para biriktirmeli yada olmadı daha gerekli şeyler almalıyım.

yani tüm bunları umarım yaparım:)bu arada kozmetik dedimde....sevgilim geçen gün bana bi yazı attı.bu yazı AYÇA ŞENBAŞKAN 'ın Radikal'deki bir kremle alakalı yazısı.kremin adı mutlaka herkesin bildiği çok ucuza satılan bir krem olan LAPİTAK ile alakalı.

Lapitak kreminin el ve vücut olanlarıda var sanırım ama ayça şen in bahsettiği ayak için olanı.okadar övüyoki kremi bende problemli ayaklara sahip olduğum için bintürlü bakım yaparım ayağıma.bisürü paralar veririm ayak bakımına ve kozmetiğe.hatta çok terlediği için bi dönem isviçreden krem bile getirtmiştim eczacı bi tanıdığa.

ama bu Lapitak öyle güzel ve etkili bi krem ve aynı zamanda topuk yumuşatıomuşki öle böle diil. dio Ayça Şen.

geçenlerde Carousel deki Watsons da alışveriş yaparken gördüm yine Lapitak'ı ve fiyatını sorunca ucuz diye itibar etmeyip almadım.3,50 lira idi ve benim verdiğim paraların çok çok altındaydı.inanmadığım için ve ucuzdur vardır illeti dediğim için almadım yine.alışmış bünye fazladan vermeye abidik gubidik kremlere...

üstünden 2 hafta fln geçti.dün iş arkadaşım güzellik uzmanı olan ablasından testerını getirmiş bu Lapitak'ın . tamamen tesadüfi olarak...ama ayak diil el kremini...elime kremi bi sürdüm.aman allahım muhteşem...hiçbi krem elimi şimdiye dek böle yapmadı açıkcası...okadar yumuşak ve pamuk gibi olduki.resmen çok farklı bi dokuya büründü cildim...

çok utandım kendimden.bu şekilciliğimden, sabitliğimden ve denemediğim bişeye burun kıvıran halimden.

şimdi en yakın zamanda Lapitak'ı gördüğüm yerde mutlaka alıcam.ve pamuk gibi topuklara ellere ve vücuda en yakın zamanda kavuşucam...