ayağımdaki çizmelerin çokda bu tarz bi yere uygun olmamasından dolayı tutuna tutuna inirozu ama aslında oldukça tehlikeli bi geçit burası.
merdivenler çok eskiden kalma ve şiklleri bozulmuş.keskin ve yüksek virajları var.dönüp dönüp indiğimiz yol bitmek bilmediği gibi bi de kenarda bi bali tüpü görünce hafiften endişenioruz.ve nihayet yol bitio bizde özgürlüğümüze kavuşup rahatlıoruz.hmm korkunç bi tünel orası...
yol yorgunluğunun üstüne gezip tozmak beni baya bi yoruo.otele dönüp kısa bi mola verirouz.uyku molası.kendimi yatağın ve uykunun kollarına öyle bi bırakıorumki dünya yansa sanki umrumda olmucak.
akşamki programda sıra gecesine katılmak var.yani hareketli bi gece.bu yüzden dinlenmemiz gerek.
zorda olsa uyanıorum ve hazırlanıp taksiyle sıra gecesine kaılıcağımız Cevahir Konukevine gidioruz.
taksiciler bi garip burda.turist fiyatı çekiolar.toplasan 4 lira bile yazmıcak yere biri 7 lira biri 10 lira alıo.zaten taksimetreleri yok.kafa hesabı yani yaptıkları.misafir olduğumuzdan dolayı sesimizi çıkartmıoruz.arabalarda eski püskü.tedavülden kalkan tüm reno toroslar burdaymış meğer:)hepsi taksi oluvermiş burda.
konukevine girioruz.sıra gecesi yapılan yere ayakkabılar çıkartılarak girilio.zaten bizde yere oturmak durumundayız.işin usulü bu.yerde oturmayı bilemeyen bizler iki büklüm bi o yana bi bu yana kaykılıp duruoruz.program henüz başlamış.etrafımız sıra sıra dolu.hepside bizim gibi urfayı ya hususi gezmeye gelmiş yada türlü sebeplerden dolayı gezmek zorunda kalmış kişiler.yan tarafımızdaki grupla aynı otelde aynı katta kalıoruz,simalar tanıdık.bi iş adamının oğlu urfada askerlik yapıo.aielece gelmişler adam oğlunu evci çıkartmış.2 günde olsa keyif çattırıo çocuğuna.eğelnceli ve katılımcı bi masa.ankarada ikamet ediolarmış.

masamızda yine bostana ve buğday aşı gibi soğuk 2 çeşt meze var.sırayla çorbamız ve arasıcaklardan içli köfte gelio.ardındanda kebabımız.ama bu kebabı hiç beğenmioruz çünkü biraz fabrikasyon usulü yapmışlar.insan daha lezzetlisini yiyince ayrımına varabilio.şarkılar türküler eşliğinde biyandan yiyip bi yandan söylüoruz.urfaya özgü bazı türküler öğreniorum.insanın içini yakan türküler bunlar.sıra gecelerinin en meşhur adamıda kazancı bedih di sanırım.urfalara kadar gelipte çiğ köfte yememek olmaz.tüm kitaplarda şöle yazar:
urfaya gittiğinizde mutlaka tadılması gereken tadlardan biri kebabı, diğeride çiğ köftesidir
alınması gereken şeyler listesindede tabiiki isot ve nar ekşisi vardır.
o zamana kadar hala çiğ köfte yemediğimiz için bi bekleyiş oluştu haliyle.sonradan baktıkki ortaya bi düzenek hazırlanıo.sofra bezleri serilio alet edevat ve yeşillkiler getirilio.bi aşçı ortaya buyur edilip başlıo yoğurmaya.ve sonrasındada misafir olan bizlere ikram edilio.
garsonlar çok çalışkan ve hürmetkar.özel misafirleriymişiz gibi davranıolar.son derece ilgili ve alakalılar.ama biz tatlı faslına kalmadan gitmek istioruz.
sabah otelin kahvaltısına inioruz.açık büfe olmasına rağmen vasat sıradan bi kahvaltı verio Dedeman Urfa.benim bile kahvaltı seçeneklerim daha zengin yani.kuru takır takır poçalar,lezzetsz ekmek ve peynirler fln.
sevgilimin çalıştığı bankanın müdür yardımcısı bizi almaya gelicek arabayla ve şehrin biraz dışına çıkıcaz bu sefer.rotamız Harran ve civarları.düşüncesiz müdür yardımcısının hanımı evde temizlik yapıcağı için yanına 2 çocuğuda tutuşturuvermiş.yolculuğumuz 5 kişilik geçmek zorunda maalesef.hemde car car vızıldayan 2 çocuk eşliğinde.densizlik bence bu ama neysee.
isitikametimiz Harrana doğru.yol boyunca ıssız çorak topraklar görürouz.yeşil olan alanlarsa buğday ve arpa ekili ve sulama kanallarıyla sulanıolar.kanal projeleri gayet iyi durumda.sulama işini halletmişler bünyelerinde.gökyüzü şimdilik harika.

yol boyunca bilboardlarda hep aynı adamın resimleri var.soyadı Fakıoğlu olan bi adam bu.halk bu adamı gerçekten bağrına basmış.siyasetten birilerin bu denli sevebilmek bize yabancı bi durum.tutkunu olduğumuz kimse olmadığı için üzülüorum.
uzun bi yolculuktan sonra Harrana varıoruz.Harran dahada kızıl ve çamurlu bi yer.gübre,saman ve topraktan yapılma kubbeli eski evleri var.camları yok denicek kadar küçük.uçak camı kadarlar.hiçbi şekilde yakıt kullanmıolar çünkü yazları serin kışları sıcak olan bi düzenek bu.ve çok enteresadır ki öyle görünmesede bu evlerde zenginler yaşıomuş.

Harranın en önemli özelliği halen kazıların devam ettiği bölgede dünyanın en eski ve ilk İslami Üniversitesinin olması.
kalıntılar oldukça harabe şeklinde olmasına rağmen burası buram buram tarih kokuo.
yine başka bi yerde rivayet edildiğine göre Hz ibrahim ve Hz İshak ın annesinin yaşadığı ev bulunuo.
ve yine etrafımıza çocuk rehberler doluşuo.aşağıdaki çocuklardan biri yukarı çıkarken bizi tembihlio.yukardakilere para vermeyin onların tırnakları uzun tırmalarlar dio:)şakacılar:))
çocukların yüzleri hem masum hem cin gibi.


bi kız var adı hatice .o diğerlerinden ayrı.bizden hiçbişey istemio ve dikmiş gözlerini bana bakıo.bende ona bakınca kocaman tüm gücüyle gülümsüo.harranın en güzel gülüşlü kızı ilan ediorum haticeyi.

öyle bi yerdeyizki Harran diğer tüm doğu şehirlerine merkez konumunda.adıyaman,antep...ve suriyeye 10 m uzaklıkta.nerdeyse sınırdayız yani.bu yüzden aslında hususi gezilerde sadece urfa diilde tüm bu tarafları gemeye gelmeli die düşünüorum.çünkü bol vakitte bile en fazla 1buçuk günümüzü alıo bu koca şehir.akşam uçağım var bu yüzden yine şehir merkezine Urfa ya dönüoruz.
yine kısaca şöle bi etrafı dolanıoruz.bazı hediyelik eşyalarla biber salçası satın alıoruz.müdür yardımcısı programsız bi adam ve bize nerde yemek yediriceğini pek bilmio.bi süre sonra bi yer seçio ki orasıda pazar günleri kapalı çıkıo.urfada çok fazla kebapçı var ama hijyenik koşulları maalesef şüpheli.bu yüzden seçici olmakta fayda var.madem yemek yememiz gerekio benim ısrarımla yine çift mağaraya girioruz o enfes bostananın hatrına.sınırlarımı zorlayarak yine tıka basa yiyorum yiyorum yiyorum.bu yiyişlerinn sonucunuda istanbula döndükten sonra yaptırdığım kolestrol tahlili sonucunda görüorum.hafif bir yükselmeye eğim....
çocukların seslerine ve yaramazlıklarına daha ötesi babalarının bu denli aymazlığından kurtulmak için bi an evvel havaalanına gitmeyi önerioruz.biraz sakinlik bize iyi gelicek çünkü.çocuklarada arabada onları sakin tutucak 2 adet dondurma alınıo ve yola koyuluoruz.
ve urfa maceram ankaraya doğru uçarken sona erio.İstanbul diorum taşı toprağı hakikaten altın..