şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2007 Perşembe

RUBAİ...


"sarilip yatmak mumkun degil bende senden kalan hayale.

halbuki sen orda, sehrimde gercekten varsin etinle kemiginle

ve balindan mahrum edildigim kirmizi agzin, kocaman gozlerin gercekten var

ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazligin ki dokunamiyorum bile"

3 Ekim 2007 Çarşamba


evde yoklar
dolanıp duruyorum ortalıkta.
kedim hımbıl,yaprak döküyor çiçeğim,
rakım bir türlü beyazlaşmıyor.
anahtarım güç dönüyor kilidinde,
nemli aldığım sigaralar.
ne zaman bir dosta gitsem,
evde yoklar.
kimi zaman çocuğum
bir müzik kutusu başucumda
ve ayımın gözleri saydam.
kimi zaman gardayım
yanımda bavulum,yılgın ve ihtiyar
ne zaman bir dosta gitsem
evde yoklar
bekliyorum bir kapının önünde,
cebimde yazılmamış bir mektupla.
bana karşı ben vardım
çaldığım kapılarının ardında,
ben açtım ben girdim
selamlaştık ilk defa

metin altıok

20 Eylül 2007 Perşembe

önce********.........


“Önce

Ağaçlar çizerdim, yeşillenirdi;
Çizdiğim ağaçlara çizdiğim kuşlar gelirdi.

Ormanlar düşünürdün, uyurdum,
Düşündüğüm ormanlarda kaybolurdum.

Anı kuyularından çekmek bir yudum acı su,
Bir yudum acı su, çekmek anı kuyularından, soğuksu.

Bilmedim bu, ya bir korkunun duygusu,
Bilmedim bu, ya da bir duygunun korkusu.

Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına,
Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına.

Hazır kent dayanmışken bahçene
Kuşlarını gözüne sal, götür ağaçlarına.”

*****Özdemir Asaf*****

7 Şubat 2007 Çarşamba

ve gülümse şimdi


ve uğraşmak anlamsız
yüzündeki yabancı
her geçen saniye
bana daha yabancı
ve böyle olmasın
bildiğim gibi kalsan
her geçen saniye
dahada zorlaşmasın
ve gülümse şimdi.... gülümse şimdi... ve gülümse şimdi....
bebeğimmm....

5 Şubat 2007 Pazartesi

ömür çiçek kadar narin...



gözümüz saatte sözleştik hep
konuşur gibi dinledik, yarışır gibi çalıştık.
hep yetişicek bir yerler vardı
aranacak insanlar yapılıcak işler....
bi sonraki günün telaşı bi önceki günün terine bulaştı.
başkalarının hayatı bizimkini aştı...

kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu
ya da yavuklu busesi ile uyanma düşlerini
ha babam erteledik durduk.
henüz yirmili yaşlarda iken otuzlara kurduk saatin alarmını
otuzumuzda kırklara belki sonra ellilere...

lakin öyle karmaşık kurulmuştuki hayat,
kuşlukta uyanma fırsatı verildiğinde bize,
artık uyku girmez olmuştu gözlerimize
bol zamana kavuştuğumuz zamanda ise
hasret gidermek ve söyleşmek için
kimsecikleri göremiyoruz yanımızda.

büyük hayallerle sakladığımız bir sarı lira gibi ömrümüz
vakit gelip sandıktan çıkardığımızda
bir de bakıyoruz ki tedavülden kalkmış...................

13 Ocak 2007 Cumartesi

kaç saniye ömrün???????

sordum!
kaç saniye ömrün?

kaç saniye ömrün?

dedinki;
her saniye bir ömürdür
alınmış kararın varsa...