21 Mart 2008 Cuma

yağmurun sesine bak! aşka davet ediyor..



Şemsiye


tozlu bir şemsiye durur

çatı katındaki odanın kuytu bir köşesinde

kumaşındaki eski yağmurların hüzünlü kokusuyla...

anımsar mısın bilmem?

yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı o günü...

hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza

dudaklarımla hesaplamıştım yüz ölçümünü

nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi

korkuyorum çünkü

kapısı açık kafesinden

uçan bir kanarya gibi beni ikinci kez terk etmenden

yanıt alamayacağımı bilsem bile

yanına gidip sorarım hergün şemsiyeye

altında elele

nasıl görünürdük diye

Sunay Akın