ayna ayna! sihirli ayna! neler söyledin bana...22 Ekim 2008 Çarşamba
17 Ekim 2008 Cuma
kendini seçemiyorsun,bırakıp kaçamıyorsun
mümkün olduğunca pazardan alışveriş yapmaya çalışıorum bende annem gibi eğer yetişebilirsem tabii. herşey daha taze oluo.salatalıklar daha çıtır ıspanaklar daha yeşil ve domates seçeneklerin daha bol. marketlerden almanında benim açımdan tek avantajı iki kişi olduğumuz için adetle veya istediğim kadar satın alabilmemdir.
haftada ancak yarım kg salatalık tüketebilioruz. bir kilo ıspanak aldığımda kalıo ve ikimizde ertesi güne kalan yemeklerden hoşlanmıoruz.bir kerelik pişirmeye çalışıorum dolayısıyla daha az almam gerekio.ama pazarcıların mantalitesindede hep bi fiyatı yuvarlama olayı var.bişeyi yarım kg istediğinde uğraşmak bile istemeyenler oluo. hatta bi keresinde üzümcü zorla bi kg verdi üzümü. adamı kıramadım aldım ama 3 hafta süründükten sonra çöpe atmak zorunda kaldım. üzümü pek sevmem çünkü. sadece misafirin yiyeceği kadar almak istemiştim halbuki.bazısı yarım kg' ı 75 kuruşsa abla 1 ytl lik olsunmu der,bazısı seçtirmez kendi vermek isterki ben çok kuşkulanırım bu durumdan. bende seçilmesine müsade etmeyenlerin tezgahından uzaklaşıorum artık.bari elmamı, mandalinamı kendim seçiyim diğmi..
günüde yarılamışız maşallah.aralıklı olarak yazınca vakit nasıl geçio anlamıorum. biraz iş biraz blog.
boynumdaki ağrı geçmedi ,geçmio.mri çektirdim boynuma,beyin cerrahı ayrı kbb uzamanı ayrı gördüler hiçbişey yok ama ağrıo işte.bende bıktım artık kendimden ve hep abidik gubidik yerlerimden şikayet etmekten.insan vücudunda en olmadık yer neresi ise orası ağrır, acır ,yaralanır bişi olur işte.bende evhamlı bi tip olarak acaba bişimi var, ne olabilir, niye ağrıo die doktorları aşındırır ,sağlık uğruna havaya para saçarım.şimdiye kadarki sağlıkla alakalı şikayetlerimin sebebini bulma amacıyla yapılan tüm teşhis işlemlerimden hiçbişey çıkmadı. allahda çıkarmasın ama diorum ya bıktım artık.sağlıklı bi insan olmak, dahası ufak şeyleri kafama takarak büyütmek istemiorum ama olmuo. biyerim ağrıdığında amaan geçer diyemiorum başkaları gibi.üzerinde yoğunlaşmaya başlıorum başladıkçada problem büyüyo ve uzuyo.halbuki herşey beyinde bitio.söz geçiremiorum bu konuda beynime işte.
böyle işte
15 Ekim 2008 Çarşamba



ozamanların filmleride sanki renksizmiş.kırmızının tonu başka mavinin başkaymış.sanki senelerce süren bi hüzün hakimmiş istanbulada.heryer çamurmuş,toprakmış.üstlerde kürkler deriler varmış, sanki güneş hiç doğmazmış...aklıma serpil çakmaklının bi filmi geldi fakat paylaşmıcam!
güzel ve dolu dolu bi gündü. şimdi adını hatırlşayamadığım ve nette olduğum halde bakmaya üşendiğim bi yabancı grup, ayyuka ve mor ve ötesi ön grup olarak sahneyi aldılar.REM in yanında mor ve ötesinide aradan çıkarmak iyi oldu.
geçenlerdede 5 saatlik bi kuaför olayımdan sonra saçlarımı bi parça değiştirdim. biraz kestirdim ve yılın trendine uyarak karamel ve bal rengi geçişli bişiler yaptırdım.herkes güzel olduğunu söylüo.bende beğendim doğrusu.fotolarda bekar olarak gittiğim son kuaför randevumdan.değişik ve iğrenç saç modelleri. müdahele edememişim çünkü ayağım pedikür için suda el tırnaklarımada oje sürülüo. bi nevi mahkumum yani

berbatım yanii..
22 Eylül 2008 Pazartesi
EN GEVEZE SESSİZLİK.
yağmurla dolu bulutlar eşliğinde yürümek, alışverişe çıkmak yada herhangi bişey yapmak.sonbahar böle pat diye geldi diye çok ama çok mutluyum. sürekli yağmur yağsın istiorum. bende evimde oturup kocamla miskinlik yapıyım.
zeynep evlendiğimden beri kitap okuma rekoru kırdığımı söylüo.bu aralar içimde ciddi bi kitap tutkusu varolduğu doğru. biri bitmeden diğerine başlamak hatta eskiden olduğu gibi aynı anda 2 yada 3 kitabı okumak istiorum.
muhteşem bi dergi. tam bize göre. zaten yeni bi dergi. ilk sayısı yani. dün sevgilimle inceledikten sonra üye olmaya karar verdikki güvenlik ağından dolayı bankadan yaptı sevgilim bugün. %35 indirimle üye olduk bu yeni dergiye. özellikle kapadokya kısmıyla alakalı verilen butik otel rehberide tevafuk oldu. gerçi biz bu isteğimizi başka bi bahara bırakmak zorunda kaldık R.E.M konserinden dolayı ama olsun. ileriki zamanlar için güzel bilgiler var içinde. okunduktan sonra atılıcak diil biriktirilicek bi dergi bence.tebrikss
17 Eylül 2008 Çarşamba
iclal aydın-yağmur

daha şimdiden eve gitmek istiorum ve kaplumbağa gibi burnumu dışarı çıkarmamak.işyerimin küf ve eski kokan merdivenlerini tırmanırken burdan nefret ettiğim gelio aklıma daha çok nefret ediorum sonra. fatihin izbe bi apartmanındayız uzun zamandır.yerleri çini işleme.sanırım 80 lerden kalma.rüzgar yönünü değiştirdiğinden o eskiliğe has es kokusu duyuluo arada sırada. sanırsınız yanınızda lağım açmışlar. artık rüzgar lodosmudur,poyrazmıdır bilmem.
bugün yağmur bir kadın saçıdır yeryüzüne dökülen herşey olur herşey geçer,hepsi biter hayat kalır.hepsi biter hayat kalır.
16 Eylül 2008 Salı



